Ersin Ayhan Hakkında Oyunları Fotoğraf Galerisi Makaleleri Bağlantılar İletişim


& MAKALELER
Ersin Ayhan ın kendisinin Tiyatro, Sanat ve Dünya üzerine yazdığı makaleleri buradan takip edebilirsiniz.


SHAKESPEARE’IN SİHİRLİ KÜRESİ - 12/12/2006

W.Shakespeare’ın “Dünya bir sahnedir.” Sözü genellikle hayatın trajik ve trajikomik boyutları açısından ele alınmış, soyut anlamıyla algılanmıştır. Ancak dönemin sahneleme anlayışına bakıldığında bu sözün belli bir şekilde somutlaştığı da görülür.

Elizabeth döneminde belli asillerin korumasında olan birkaç kumpanyadan biri de Lord Chamberlain’in adamlarıydı. W. Shakespeare ile çalışan Lord Chamberlain’in Adamları, dönemin en ünlü sahnelerinden biri olan “Globe”da her kesimden insana oyunlarını sunan popüler kumpanyalardan biriydi. Adı “Play House” olarak da geçen bu sahnenin en önemli özelliklerinden biri poligonal bir şekilde olmasıydı. Globe’un sözlük anlamıda “küre” hatta “dünya” olarak düşünüldüğünde bu poligonal yapı oldukça anlam kazanır. Bugünkü adıyla Shakespeare Globe olan bu sahnenin tasarımına bakıldığında, yerden bir metre yükseklikteki sahne tabanının bu dünyayı simgelediği görünür. Sahne tabanında bulunan bir kapak bu tabanın altına uzanır; bu bölüm cehennemi hatta mitsel olarak yer altı dünyasını, Hades’i simgeler. Sahnenin üstündeki, üzerine Yunan tanrılarının resmedildiği gölgelik görevini gören tente ise cenneti temsil eder. Bu tentenin tam ortasında ise yukarıya doğru uzanan bir kapak bulunmaktadır. Bu kapak “Hut” (kulübe) olarak bilinen sahne efektlerinin üretildiği bölüme açılırdı. Hayaletler ya da Macbeth’in cadıları gibi doğa üstü yaratıklar genelde sahne altındaki bölümden, sahnenin tabanındaki kapaktan çıkarlardı. Kimi zaman da cennet adı verilen tentedeki kapak açılır ve “Deux ex mechana” işlevindeki karakter, bir halat yardımıyla aşağıya indirilirdi. Gök gürültüsü efekti için ise sahne tabanında gülleler yuvarlanırdı. 1613 yılında Henry VIII’ in gösterimi sırasında, savaş tanrısı Mars’ın alevlerini simgelemek için “Hut” (kulübe) bölümünden ateş püskürtülürken saman çatı tutuşmuş ve bütün tiyatro çıkan yangında yanmıştır. Can kaybı olmayan bu yangından sonra Globe yeni baştan kiremit çatı ile inşa edilmiş ve iki giriş daha eklenmiştir.

Globe’un yapısına bakıldığında eski İngiliz avlularındaki birçok özelliği görmek mümkündür. Seyirci için bir düzlüğü ve üç yanda üst üste galerileri, iki yanda iki kapısı ile bir balkonu olan bir sahne, dönemin İngiliz tiyatrolarında en çok görülen yapı biçimidir. Elizabeth dönemi tiyatro binalarının tasarımları, hanları ve avluları temel alarak yapılmıştır çünkü gezici tiyatroların oyuncuları genelde büyük hanlarda ve avlularda gösterilerini gerçekleştirirlerdi. Globe’da oyunu kimi 1 Penny vererek ayakta, kimi de daha yüksek bir ücret karşılığı galerilerden(balkonlardan) izlerdi. Soyluların yeri galerilerin en rahat bölümleriydi. Shakespeare’in oyunlarına bakıldığında, bu çok katmanlı seyirci gurubunun da etkisiyle, onun her kesime ustalıkla seslendiği görülür. Oyunculukta da bütün sosyal kesimlere hitabeden bir ustalık söz konusuydu. Hem yukarıdaki asiller gözetilmeliydi hem de oyunu ayakta seyreden halk memnun edilmeliydi. Dolayısıyla sahneye hem aklın tanrısı Apollon hem de aşkın, coşkunun ve şarabın tanrısı Dionyzos egemendi. Elizabeth dönemi tiyatrosunda sahne değiştirmek çok kolaydı. Çünkü sahne belli bir yeri ifade etmiyordu. Oyuncuların bulundukları yer sahne başlarken belirtiliyordu; bu da sahne tabanından açılan kapakların ve farklı girişlerin kullanımıyla çok hızlı bir devingenliğin oluşmasını sağlıyordu. Günümüzde üç saat süren bir oyun bu devingenliği sayesinde iki saatte oynanabiliyordu.

Bütün bu devingenliği sağlayan en önemli etkenlerden biri de bir illüzyon kavramının aranmayışıdır. Seyirciyi sahnedeki olaylara inandırmak için ek bir çaba sarf etmek söz konusu değildir, çünkü Shakespeare'de bunu yapan öyküdeki gerçekliğin kendisidir. Onun oyunlarında sahne seyirci tarafından dört bir yandan kuşatıldığı için gerçekçi oyunlardaki gibi seyirci ile sahne arasına dördüncü bir duvar koymak mümkün değildir. Oyunlar seyirciyle iç içe oynanır ve yeri geldiğinde oyuncular seyirciyle ilişki kurar, hatta bazı şeyleri direkt seyirciye anlatırdı. Shakespeare’in bu devingen ve esnek yapısı oyunların kuvvetli akışını sağlayan en önemli etkendir. Ayrıca Shakespeare ve çağdaşları Ben Johnson ile Marlowe dönemin klasik anlayışına bağlı kurallara karşı çıkıyor, zaman ve yer birliği kurallarına riayet etmiyorlardı. Oyunları -donemin anlayışının aksine- farklı zamanlarda ve farklı yerlerde geçen, kimi zaman doğaüstü olayları da kapsayan daha özgür ve dolayısıyla çok daha zengin bir kurguya sahipti. Shakespeare tragedyalarında kimi zaman günlük konuşma dili kullanılarak seyircinin sürekli beyitlerle gelişen ağır cümlelerle boğulması önleniyor ve tıpkı Kral Lear'daki soytarıda ya da Macbeth'in kimi bölümlerinde olduğu gibi ara soğutucu komik sahnelere yer veriliyordu, Bu komik karakter ve sahneler aslında gerçeği çok daha ağır ve trajikomik boyutlarıyla ortaya koymaktadır. Shakespeare ve çagdaşları trajedi ile komediyi keskin sınırlarla ayırmaktan da kaçinarak bu iki zıt kutup arasındaki çeliskiden de yararlanmışlardır; bu da çok daha sıcak ve keyifli bir sahneleme anlayışını getirmiştir.

Bütün bu özellikler dikkate alındığında, Shakespeare'deki zenginliğin gerçeğe ne denli katkıda bulunduğu açıkça görülür. Seyirci ile olan sıcak iletişime katkıda bulunan oyun alanı, olayların gelişimine hız veren bir devingenlik, trajik olan insani gerçeklerin ve zaafların dahi komik yönlerini ortaya koyan dürüst bir ironi Shakespeare'i gün geçtikçe daha da evrenselleştiriyor, onun uygulamada ölümsüzlüğe varan gerçekliğinin altını çiziyor. Bugün onun oyunlarının dünyanın bir çok yerinde tekrar tekrar ele alınmasının ve özgürce yorumlanmasının en önemli nedenlerini bu kusursuz yapıda bulmamak mümkün değil.

Yayına hazırlayan:UMUT TOPRAK




Makaleler Sayfasına Dön
Ana Sayfaya Geri Dön





| Ana Sayfa | Ersin AYHAN Hakkında | Oyunları | Fotoğrafları | Makaleler | Bağlantılar | İletişim |

  Copyright © 2010   Tasarım : Alpin